HİÇ DİYEMEDİM!

HİÇ DİYEMEDİM!

Çatlak toprağa düşen ilk yaz yağmuruydu, herhangi birine gülen yüzü…
Kendime pay çıkarışlarım, sevinçlerimin hüzünlerime galip geldiği zamanlar…
Çocuklaşmalar, utangaçlıklar…
Siz hiç başka dilden, başka milletlerden birini sevdiniz mi?
Sevdim, Çok sevdim… Atlıkarınca özlemi çeken çocuklar gibi...
Rüzgâr ile uçurtmanın birbirine kavuşma anı gibi sevdim…
Balonun gökyüzüne fırladığı an gibi…
Hiç diyemedim hüzün sarmalına benzediğimi… Sevinçlerimin mimarı olduğunu…

Hiç tanışma fırsatımız olmadı, hiç tesadüflerimiz olmadığı gibi.
Aslında aşkı randevu dışında hiç çağıramamıştım…
Birine âşık olmuşsanız ilk görüşte bu olmuştur. İnanın buna…
Oturdunuz mu avluya, gözleriniz takıldı mı okul kapısına
Gelen herkesi o sanırsınız, kapıdan her giren de onu ara,
Onu sayıklar, onu bulursunuz…
Hiç diyemedim kapıdaki herkesin ona benzediğini.                                                                                  
Sardunya kokusu sardı mı etrafı, bebekleri öpüşüm gelirdi aklıma
Çünkü bebek cennet kokardı, Çünkü cennet senden almıştı kokusunu…
Anlardım yanı başımda durduğunu,
Hatırlardım lise de olduğumu, Sıra da oturduğumu…

Siz hiç başka dilden, başka milletlerden birini sevdiniz mi?
Sevdim, Çok sevdim… Atlıkarınca özlemi çeken çocuklar gibi...
Rüzgâr ile uçurtmanın birbirine kavuşma anı gibi sevdim…
Cemrenin toprağa ilk düşme anı gibi…
Toprağın cemreyi sardığı özlem ile sevdim…


Hep bahanem vardı, Dönüp sana bakmak için, Kalemi unuturdum bir yerlerde
Silgi düşerdi cebimden, dersi anlamazdım, soruyu çözemezdim…
Konuşmak, Belki avunmak için…
Hep bir bahanem olurdu, Tarihe senden not düşmek için…
Hiç diyemedim sınıftaki tüm kızların sana benzediğini

Öğretmenin sen olduğunu…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GİDELİM BURALARDAN