Kayıtlar

Temmuz, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

AHMET ARİF

Resim

FEDİLE 1

FEDİLE Fedile kadındır, Hayatın ikinci baharına uçmaya hazır, Atası yaşında adama satılmış, elden düşme gelindir… Mecruhtur aynı zamanda forslu… Beş çocuğa hamile, Kuma olmaya gebe… Kurtulduğunu sandığı koridorlara abonedir. Fedile Annedir…

HİÇ DİYEMEDİM!

HİÇ DİYEMEDİM! Çatlak toprağa düşen ilk yaz yağmuruydu, herhangi birine gülen yüzü… Kendime pay çıkarışlarım, sevinçlerimin hüzünlerime galip geldiği zamanlar… Çocuklaşmalar, utangaçlıklar… Siz hiç başka dilden, başka milletlerden birini sevdiniz mi? Sevdim, Çok sevdim… Atlıkarınca özlemi çeken çocuklar gibi... Rüzgâr ile uçurtmanın birbirine kavuşma anı gibi sevdim… Balonun gökyüzüne fırladığı an gibi… Hiç diyemedim hüzün sarmalına benzediğimi… Sevinçlerimin mimarı olduğunu… Hiç tanışma fırsatımız olmadı, hiç tesadüflerimiz olmadığı gibi. Aslında aşkı randevu dışında hiç çağıramamıştım… Birine âşık olmuşsanız ilk görüşte bu olmuştur. İnanın buna… Oturdunuz mu avluya, gözleriniz takıldı mı okul kapısına Gelen herkesi o sanırsınız, kapıdan her giren de onu ara, Onu sayıklar, onu bulursunuz… Hiç diyemedim kapıdaki herkesin ona benzediğini.                                 ...

YENİ YAŞ

YENİ YAŞ Hayırlı olsun... Yeni yaşın, işin, aşın Yeni yarınlara merhaba deyişin, yelken açışın Yeni ufuklara bakışın... Hayırlı olsun. Otuz beşine merdiven dayayışın, göz kırpışın... Yolun yarısına meydan okuyuşun... Cahit Sıtkı Tarancı'yı haklı çıkarışın...Hayırlı olsun Yüreğimi otuz beş parçaya bölüşün Her bir parçasına ayrı ayrı mum yakışın Mumları üfleyerek söndürüşün... Hayırlı olsun. Nice nice yaşlara varışın Bir parça daha ölüme yaklayışın Yeni umutlara gebe oluşun Yüreğime bir daha kibrit çakışın Alevlenişim, yangın alışım ve yeni yaşım Hayırlı olsun... Beni pare pare edişin, Sonra da çıkıp gidişin Ardınsıra bakmadan havalı havalı yürüyüşün Gülüşün, hiç tınlamayıp, takmayışın... Ölmezse sürünür, Ölürse kurtulurum deyişin... Hayırlı olsun... Hayırlı olsun... Yeni yaşın, işin, aşın Yeni yarınlara merhaba deyişin, yelken açışın Yeni ufuklara bakışın... Hayırlı olsun.

YALAN

YALAN Kocaman bir yalandır; Özgürlük türküleri, Varoş çocuklar, Ölüm orucuna oturanlar Bir ekmeğe muhtaç edilen emekçiler... Avutursun kendini... Özgürlük, kocaman bir yalandır! Bir güzelin kalbinde tutsaklıktır. Hoşsun çok hoş, Kendine güzel, Kendine mağrur, Bana özel... Haklısın hep haklı... Kocaman bir yalandır; Gülmeler, şebekleşmeler... Bulutlar çekilince, Yıldız yağmuruna tutulmalar Ooof of diye iç çekmeler boştur. O hep galip O hep mağrur Bir o kadar güçlüdür... Kocaman bir yalandır; En güzel televizyon proğramlarına dalışın, Aşk romanlarından çıkmayışın... Hayal nakaratına takılman hoştur, boştur... Kurşun bir defadır, İntihar bir defa... Sen her defasın Haksızlıktır; anneme, babama haksızlıktır... Ocağıma, barkıma... geçmişime, geleceğime haksızlıktır... Tüm hayalleri bir bir sende harcamak haksızlıktır.... Kocaman bir yalandır... Hapishanede, yarınlara yalaka oluşum Ranzada uzanışım, avluda volta atışım Titrek ayaklarla idam sehpasına gidişim.....

GİDELİM BURALARDAN

GİDELİM BURALARDAN Gidelim buralardan...Gögsünü sıkan, içini daraltan o laneti geride bırakıp gidelim. Burada yağmur bile güzel yağmıyor artık... Yağmuru güzel yağan bir yerlere gidelim. Gidelim buralardan...İlaçlarını yanına alma Kitaplarımı almayayım ben de Biraz da onlar çıldırtmıyor mu bizi? Havası ilaç, denizi kitap bir yerlere gidelim..

GEL BU YANA

GEL BU YANA Tuzsuz, tozlu görkemli uzay derinliği Beyazlar içinde palmiye saçlı, çatık kaşlı ve nazar boncuklu... Ve hep takıldığım mekan... Senden yana kala kala sadece zulalar kala Zulalarda biriktirdiğim umutsuzluklar kala... Gel artık bu yana... Şafak çubukları yorgun Şafak çubukları bitkin, arsız... Gel artık bu yana Sevgilim, umutsuz vakam Mevlanın şems-i, Tahirin zühresi Gönlümün ciğer paresi... Gel artık bu yana... Şafak çubukları yorgun Şafak çubukları bitkin, arsız... Gel artık bu yana...

ŞİİR YAZALIM

ŞİİR YAZALIM Hadi Gelin beraber şiir yazalım... Bakalım kim daha çok sevmiş... Ya da siz durun ben yazayım Bakın nasıl sevmişim... Üzüm karası gözlerini, gülünce hayranlık hissi uyandıran gamzelerini... Ya da edalı, asil duruşundan bahsedeyim. O güzelim saçlarından, O kocaman sahiplenişini mısralara dökeyim... En çokta tutkulu sevgisini anlatayım... O Durup durup bana bakan anlamlı yüzünü... Boyunu posunu anlatayım... Dedim ya Siz durun ben anlatayım... O beni benden alan sevdamı.. Beni ben yapan en güzel yaşımı... Sebebi ömrümün var oluşunu... Siz Durun ben anlatayım...

İNADINA İNAT

İNADINA İNAT TİPİ YAĞIYOR... Toroslar bıçak kesiyor rüzgarı İlikler titrek titrek soluyor Zaten memleket notları kayıp Pencere buza tutmuş, Can pazarına mı gidiyor? Meydandaki gececiler mi donmuş Nafile para etmiyor İnadına İnat tipi yağıyor Niğde bağları... Yerden yasak, Gök Kubbeye tutsak...it ulumaz dağlarına saçak Saçaklara kar iniyor Rüzgar çarpıyor, Kapı düşüyor umutlar bir bir yıkılıyor Tükenen hayaller yalvarıyor Nafile para etmiyor İnadına inat tipi yağıyor Mutfak bana bakıyor Oda bana, ev bana bakıyor Ben ardın sıra bakıyorum birileri bana yanarken ben sana yanıyorum Hayatın altı üst olmuş, Kayıp gidiyor Nafile para etmiyor İnadına inat tipi yağıyor Sen şimdi uzaklaşan beyaz bir kuğu Seni kuğu yapan kar taneleri Onlar, onlar daha hızlı düşen, Kalbimin son kaleleri... Kar yağdıkça eriyip giden Ömrüm, geleceğim... Nafile para etmiyor İnadına inat tipi yağıyor...

ŞARKI SÖYLEYELİM

ŞARKI SÖYLEYELİM Hadi beraber şarkı söyleyelim... hiç bir zaman bitmeyecek şarkının yazılan, son sözlerini... Nasıl Söz yazmaya başlamışım, ne zaman başlamışım...Ne kadar daha şiir yazacam bilmemişim...bildiğim sen olmuşsun. Sen bir şiir, Peri masallarını andıran bir rüya, Ben ise rüyanın devamlılığını sağlayan yardımcı aktör...